agiz-icinde-3-haftadan-uzun-suren-yaraya-dikkat.jpg
Ağız veya dudak bölgesinde anormal hücrelerin büyümesi sonucu oluşan kanser türü olan ağız kanseri; dudaklar, diş etleri, dil, ağız tabanı, yanak iç yüzeyi ve sert damak gibi birçok farklı kısımda görülebiliyor. Hem fonksiyonel hem de estetik açıdan büyük önem taşıyan ağız kanserinin, her ne kadar Türkiye’de görülme sıklığı birçok ülkeye göre daha düşük olsa da, geç tanı konulan hastalarda hayati riski ciddi şekilde artış gösterebiliyor. Ağız içinde veya dudakta 3 haftadan uzun süren yara, leke veya renk değişikliğinin ihmal edilmemesi gerekiyor. Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Serdar Karahatay “Nisan Ayı Ağız Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle, ağız kanserlerinin nedeni, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi.
Geçmeyen yaraları hafife almayın!
Ağız kanserlerinin en sık görülen belirtisi, ağız içinde veya dudakta iyileşmeyen yaralar ve renk değişiklikleridir. 3 haftadan uzun süren her lezyonun mutlaka değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bunun yanı sıra;
- Nedensiz diş sallanması veya kaybı
- Ağız içinde kanama
- Geçmeyen kötü ağız kokusu
gibi belirtiler de dikkate alınması gereken önemli belirtiler arasında yer alıyor.
Alkol ve sigara ağız kanseri riskini artırıyor
Ağız kanserlerinde en önemli risk faktörlerinin başında düzenli ve yüksek miktarda alkol tüketimi geliyor. Sigara ve pipo kullanımı da riski ciddi ölçüde artırıyor. Ayrıca; kötü ağız hijyeni, çürük ve kırık dişler, uyum bozukluğu olan protezlerin oluşturduğu kronik tahriş gibi faktörler de kanser gelişiminde etkili olabiliyor.
Erken tanı hayat kurtarıyor
Ağız kanserlerinde kesin tanı, çoğu zaman lokal anestezi altında yapılan basit bir biyopsi ile konulabiliyor. Tanı sonrasında hastalığın yayılımı, tomografi, MR veya PET/CT gibi görüntüleme yöntemleri ile değerlendiriliyor. Ağız içi kanserlerde tedavi prensibi, hastalıksız sağ kalımı öncelikli hedef alacak şekilde yutma fonksiyonları ve kozmetik görünümü de mümkün olan en üst düzeyde koruyacak şekilde cerrahi uygulamaktır. Tedavide öncelik cerrahi olurken, ileri evre hastalarda radyoterapi ve kemoterapi de uygulanabiliyor. Son yıllarda immünoterapi uygulamaları da umut verici sonuçlar göstermeye başladı. Ağız kanserlerinde en kritik nokta erken teşhistir. Tüm tedavi yöntemlerine rağmen ileri evre hastalarda başarı oranı düşük kalırken, erken yakalanan vakalarda:
- Daha az doku kaybı yaşanıyor
- Konuşma ve yutma fonksiyonları korunabiliyor
- Estetik kayıplar minimuma indiriliyor
Ağız kanserini önlemek için bu 6 altın kurala dikkat!
Ağız kanserlerinden korunmak için alınabilecek önlemler ise oldukça net:
- Sigara ve alkolden uzak durmak
- Ağız ve diş hijyenine özen göstermek
- Çürük ve kırık dişleri geciktirmeden tedavi ettirmek
- Protezleri düzenli kontrol ettirmek
- Akdeniz tipi beslenme alışkanlığını benimsemek
- Risk grubundaki bireylerin düzenli doktor kontrolüne gitmesi
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
